Dizinleri Şifreleme

Posted: 25 Ağustos 2012 in Genel
Etiketler:,

Linux’ta bu iş için iki geçerli yöntem var: Root haklarıyla dizin oluşturmak ve EncFs dizini oluşturmak. İkisini de ayrı ayrı inceleyelim:

Root haklarıyla şifreli dizin oluşturmak

Bu yöntem istisnasız bütün Linux dağıtımlarında uygulanabilir. Bunun için işletim sisteminizin dosya yöneticisini Root haklarıyla çalıştırmanız gerekiyor. Ubuntu ve türevlerinde yazılımı Root haklarıyla çalıştırmak için isminin önüne Sudo komutu getirmelisiniz. Diğer dağıtımlarda ise ilk önce su – komutunu, ardından Root şifresi, ondan sonra da dosya yöneticisinin adını girmelisiniz. Her masaüstü yöneticisinin dosya yöneticisi farklı olduğu hepsinin komutlarını sıralayalım:

Gnome için: sudo nautilus
Kde için: sudo dolphin veya sudo konqueror
Xfce için: sudo thunar
Lxde için: sudo pcmanfm

Böylece dosya yöneticisi Root haklarıyla çalışacaktır. Şifreli dizini nerede oluşturacaksak oraya girdikten sonra bir klasör oluşturmamız ya da var olan bir klasörü seçmemiz gerekiyor. Sağ tıklayıp özelliklere girdikten sonra her türlü erişim hakkını ayarlamamız mümkün.

EncFs dizini oluşturma

İlk yöntem her ne kadar işe yarar ve güvenli olsa da bu yöntemin güvenliği dosya yöneticinize, dosya sisteminize ve yönetici şifrenize bağlıdır. Çok daha güvenli bir yöntem isteyenlerse EncFs yöntemini kullanmalılar.

EncFs dizinleri diğer dizinlerden farklı bir yapı arzeder ve farklı bir şifreleme algoritması kullanır. Güvenliği en üst düzeydedir. Örneğin geçtiğimiz ay Ubuntu-TR forumda gördüğüm bir haber FBI’ın bir yıl boyunca bir EncFs dizinini çözmeye çalıştığını ama başaramadığını yazıyordu. Bu kadarını ben de beklemiyordum. Ama çok fazla gizlilik isteyenler için iyi bir haber bu.

Bu tür dizinleri oluşturmak ve kullanmak için çeşitli yazılımlar var ve bunlardan birine ihtiyaç duyuyoruz. Bu tür yazılımları Ubuntu deposunda bulabilirsiniz. Bu iş için yaygın olarak kullanılan yazılım True Crypt yazılımıdır ve görevini hakkıyla yerine getiriyor. Fakat ben size daha sade, daha kolay bir yazılım olan Cryptkeeper yazılımını öneriyorum, Ubuntu deposunda bulabilir, sudo apt-get install cryptkeeper komutuyla da kurabilirsiniz.

Yazılımı kurduktan sonra Uygulamalar/Sistem Araçları/Cryptkeeper yolu ile yazılımı çalıştırabilirsiniz. Tıkladığınız andan itibaren bildiri alanına bir anahtar simgesi yerleşecek. Bu simgeyi sol tıklayın, karşınıza iki seçenek çıkacak: Bir EncFs klasörünü içe aktar seçeneği ve yeni şifreli klasör seçenekleri. İlk seçenek, daha önce kullandığınız, elinizde bulunan bir EncFs dizinini yazılıma tanıtmayı ve bu sayede bu bilgisayarda da kullanabilmenizi sağlar Diğer seçenek ise yeni bir tane oluşturur. Biz yeni bir tane oluşturalım. Yeni şifreli klasör seçeneğini tıkladığımız an karşımıza şöyle bir ekran gelecek:

Bu ekranda klasörü bilgisayarın neresinde oluşturacağımızı soruyor ve aynı zamanda klasör için bir isim belirlememizi istiyor. Biz de bunları belirttikten sonra ileri butonuna basıyor ve karşımıza resimde gördüğünüz ikinci ekran geliyor:

Klasörümüz için güçlü bir şifre belirleyelim, sağlam bir şifre olmasına fayda var. Fakat dikkat edin, yanlışlıkla başka bir şifre belirlerseniz ya da şifrenizi unutursanız bu klasörü açmanız hiçbir yolu yok, çöpe yollamak zorunda kalırsınız, buna çok ama çok dikkatli olun.

Bu aşamayı da tamamlayınca dizinimiz hazır hale gelecek. Ve ilk seferinde kendisi çalışacak, diğer seferlerde ise yazılımı çalıştırdığınızda bildirim alanına yerleşen anahtar simgesini sol tıklayıp orada görünen klasör ismine tıklamanız ve ardından şifresini girmeniz yeterli.

Klasöre bağlandıktan sonra tıpkı bir USB disk, bir CD ya da onun gibi bir şeymiş gibi klasörün masaüstünde bir simgesini göreceksiniz. Klasörle işiniz bittiğinde sakın bu simgeyi sağ tıklayıp bağı kaldır, çıkart, donanımı güvenle kaldır gibi seçenekleri tıklamayın. Klasörü kaldırmak için yapmanız gereken bildiri alanında simgeyi sol tıklamak ve klasörün isminin yanında tik işaretini kaldırmak

kaynak: http://cehars.github.com

Localhost’a Joomla Kurulumu

Posted: 25 Ağustos 2012 in Genel
Etiketler:, , , ,
Apache Kurulumu:

Apache kurulumu yapmadan önce paketlerimizi güncelleyelim

sudo apt-get update

daha sonra Apache kurulumunu gerçekleştirelim.

sudo apt-get install apache2

Php ve MySQL Kurulumu;

sudo apt-get install php5 php5-mysql mysql-server

komutu ile Php ve MySQL kurulumunu yapabilirsiniz. Kurulum sırasında bizden MySQL için root parolası isteyecektir parolayı yazdıktan sonra kuruluma devam ediniz. Kurulumları gerçekleştirdikten sonra Apache’yi yeniden başlatalım.

sudo /etc/init.d/apache2 restart

komutu ile Apache’yi yeniden başlattıktan sonra tarayıcımıza “localhost” veya “127.0.0.1” yazarak çalışıp çalışmadığını kontrol ediniz.

Sıra geldi Joomla paketini indirip kurulumunu yapmaya. İlk olarak Joomla’nın resmi sitesine girip son versiyon olan Joomla paketini indirelim. Ben bu yazıyı yazarken Joomla’nın en güncel sürümü 1.5.15 sürümü ve kurulum ona göre anlatılmıştır.

Veritabanın oluşturulması;

Joomla kurulumu için ilk önce bir veritabanı oluşturmamız lazım. Konsolu (Uçbirim) açıyoruz ve veritabanını oluşturmaya başlıyoruz.
Aşağıdaki komut ile MySQL’a bağlanıyoruz. Kodu yazdıktan sonra bizden şifre isteyecektir oraya MySQL kurulumunda yazdığımız şifreyi yazalım.

mysql -u root -p

Aşağıdaki komut ile yeni bir veritabanı oluşturunuz.

create database joomla;

Sıra geldi Joomla için bir kullanıcı oluşturmaya.

create user 'joomla'@'localhost' identified by 'parola_giriniz';

Kullanıcımıza Joomla veritabanı için yetkiler vermeliyiz onun için şu komutu kullanınız.

grant all privileges on joomla.* to 'joomla'@'localhost' with grant option;

Daha sonra “quit” yazarak MySQL’ı kapatabilirs

Joomla Kurulum;

İndirdiğiniz Joomla paketini açıp içindekileri masaüstüne çıkartın. Daha sonra konsola gelip

sudo nautilus

komutunu vererek klasörlere erişimi root yetkisi ile açmış oluyoruz. “/var/www” klasörüne gidiyoruz ve Joomla dosyalarını atıyoruz. Ben Joomla adında bir klasör açıp atmıştım siz de istediğiniz bir ad ile klasör açabilirsiniz.

Dosyaları attıktan sonra tarayıcımızı açıp arama çubuğuna

127.0.0.1/joomla

yazıyoruz. Joomla yerine siz hangi klasör adı verdiyseniz onu yazınız. Bizi Joomla şöyle bir görüntü ile karşılayacaktır.
Buradan Türkçe’yi seçip “sonraki” yazan butona tıklıyoruz. Diğer sayfada denetim bölümü yer almaktadır.

Dikkat etmiş iseniz “configuration.php“ karşısında kırmızı yazı ile “Hayır” yazmaktadır. Kurulumun sonunda configuration.php dosyasını el ile düzeltmek istemiyorsanız bu dosyaya yazdırılabilir hakkı vermemiz gerekir

Klasörün içine girip “configuration.php-dist” dosya adını “configuration.php” ile değiştirin daha sonra konsola gelip

sudo chmod 777 /var/www/joomla/configuration.php -R

komutunu verip konsolu kapatıyoruz. Kuruluma tekrar gelip sonraki diyerek diğer sayfaya geçebilirsiniz. Burada lisans bilgileri yazmaktadır. Joomla’nın GNU/GPL v2.0 ile lisanslandığını görüceksiniz. Burayıda geçip veritabanı bölümüne geliniz.

Veritabanı Türü : MySQL
Sunucu Adı: Localhost
Kullanıcı Adı: Veritabanı için oluşturduğumuz kullanıcı adını yazınız.
Şifre: Kullanıcı için oluşturduğumuz şifreyi giriniz.
Veritabanı Adı: Buraya veritabanı adını giriniz.

Gerekli yerleri yukarıdaki anlatımdaki gibi doldurduysanız diğer Burada yapmamız gereken kurulum için kullandığımız installation sayfaya geçiniz. Bu sayfada bizden ftp bilgilerini istemekte burayı klasörünü silmek. Sildikten sonra “Yönetici” butonuna tıklayacağız ama atlayabilirsiniz. tıklamadan önce şunu belirteyim:

Site yapılandırma ayarlarına geldik. Site adına istediğiniz bir adı yazınız orası sitenizin ismi olacaktır. Yönetici e-posta adresi ve şifre belirleme bölümünde ilk olarak mail adresinizi yazınız daha sonra sitede yetkili olabilmek için şifrelerinizi yazınız. Bilgileri doldurduktan sonra diğer sayfaya geçiniz. Böylece kurulum tamamlanmış olacak ve bize şöyle bir görüntü gönderecektir.

Kırmızı renkte şöyle bir yazı yazmaktadır.

LÜTFEN INSTALLATION DİZİNİNİ TAMAMEN KALDIRMAYI UNUTMAYINIZ

Bu noktadan ötesine installation klasörünü kaldırmadan geçemeyeceksiniz. Bu engelleme, Joomla’nın bir güvenlik özelliğidir.

Burada yapmamız gereken kurulum için kullandığımız installation klasörünü silmek. Sildikten sonra “Yönetici” butonuna tıklayacağız ama tıklamadan önce şunu belirteyim:
Yönetici kullanıcı adımız admin’dir giriş yaparken kullanıcı adı olarak onu kullanacağız. Şimdi yönetici butonuna tıklayıp siteye admin olarak giriş yapalım. Kullanıcı adına admin, şifreye ise yapılandırmada belirttiğimiz şifreyi giriyoruz. Admin paneline girdikten sonra site ile ilgili ayarları yapabilirsiniz.

kaynak: http://cehars.github.com/

Blog Girdisi Gönderici

Posted: 25 Ağustos 2012 in Genel
Etiketler:

Bloglarla sürekli olarak ilgilenen ve günlük yazı gönderenler için bir program. Bloga girmeden, zahmetli birkaç adım atlamadan direkt olarak bloga gönderim yapabiliyor. Programımızı Uygulamalar >> Ubuntu Yazılım Merkezi >> İnternet programları arasından indirebiliyoruz.

Program Karşımıza basit bir arayüz ile geliyor.

 Bu kullanıcı için gösterişten uzak ve basit bir kullanım sağlıyor. Programı kullanabilmek için öncelikli olarak kullandığınız blog sistemi bilgilerinizi girmeniz gerekiyor. Bunu da; Preferences düğmesine tıklayarak blogumuzu tanımlıyoruz ve kullanıcı bilgilerimiz kaydediyoruz. Sonrasında program hemen kullanıma hazır hale geliyor.

Program üzerinde otomatik olarak dört blog tanımlanmış olarak geliyor.

Blog Type: ile kullanılan blog seçilir. Eğer listedeki bloglardan başka bir blog kullanıyorsanız kullandığınız blogun protocol ve yayımcı bilgilerinizi bilmeniz gerekli. Blog tipini seçtikten sonra blogunuza girerken kullanmış olduğunuz kullanıcı adı ve şifrenizi girerek Lookup Blogs ile birden fazla blogu olanlar için blog tercihini yaparak kullanıma geçebilir. Program açılışındaki sayfa ile Title kısmına konu başlığı ve altına yazısını ekleyerek Post Entry düğmesine tıklayarak yazı gönderilmiş oluyor. Bu kadar kolay ve basit.

kaynak: http://cehars.github.com/

 

Ubuntu’da, diğer dağıtımlardan farklı olarak sadece kendi sistem araçları ve yazılımları değil aynı zamanda masaüstü yöneticilerinin çevirileri de yapılıyor. Launchpad üzerinden yapılan bu çevirilerde, masaüstü yöneticisi yazılımlarının da paketleri ele alınıyor ve bu çeviriler sadece Ubuntu ve türevlerinde kullanılabiliyor.

Diğer dağıtımlarda ise çevirilerde sadece dağıtımın kendi sistem araçları ve yazılımları çevriliyor ve masaüstü yöneticisi yazılımların çevirileri ise o yazılımın kendi topluluğu tarafından çevrilmekte olup bütün dağıtımlarda kullanılabiliyor.

Ubuntu’nun bu şekilde farklı bir yöntem izlemesi hem çevrilmesi gereken dosya sayısını arttırıp çeviri sürelerini uzatıyor hem de zaten Türkçesi olan bir yazılımı tekrar çevirme zahmetine neden olduğu için iş gücü kaybına neden oluyor. Örneğin Ubuntu Türkiye çeviri takımının var gücüyle çeviri yapmasına rağmen hâlâ çevrilmesi gereken çok paket olmasının nedeni budur. Bir başka önemli nokta da güncelleştirmelerle Gnome Türkiye çevirilerinin öncekilerin üstüne eklenmesi de Ubuntu Türkiye çevirilerinin emeğinin boşa gitmesiyi.

Bu sorunu çözmek için Ubuntu Türkiye ile Ubuntu’nun öntanımlı masaüstü yöneticisi Gnome’un yerel topluluğu Gnome Türkiye’nin çeviri takımları bir araya gelip işbirliği yapmaya karar verdiler. Bu işbirliği hem çevirilerin hızlanmasını sağlayacak hem de her iki yazılımın da Türkçe’ye kazandırılmasını hızlandıracak ve elbette çevirilerde ortak bir dilin kullanılmasını sağlayacak. Ubuntu’daki masaüstü çevirilerinin diğer dağıtımlarda kullanılmasını sağlayarak hem Gnome Türkiye’nin desteğiyle Ubuntu, hem de diğer masaüstlerindeki Gnome daha çok Türkçe konuşacak. Bundan diğer dağıtımlar da kârlı çıkacak.

kaynak: http://cehars.github.com/

2012 Linux İş Raporu’ndan Kilit Bulgular

Posted: 25 Ağustos 2012 in Genel
Etiketler:, ,

• Linux kullanıcılarına talep yükselişte; fakat bu uzmanları bulmak zor. Araştırmaya cevap verenlerden % 81 ‘i, 201 2′de Linux kullanıcısı olmanın bir ayrıcalık olduğunu söylüyor. Bu acil sorun, özellikle Linux talebini, işe almada farklı yetenek alanlarıyla karşılaştırınca ortaya çıkıyor: İnsan kaynakları uzmanlarının %63′ü farklı yetenek alanlarında iş görmeyle Linux arasındaki ilişkinin arttığını düşünüyor.
Sorun? %85′i Linux uzmanı kişileri bulmanın çok zor olduğunu düşünüyor, bu da Linux uzmanlarını 201 2′de en çok arananlar listesine koyuyor.

• Şirketler, Linux bilenleri kendilerine çekmek ve onlarla çalışmak için önemli yatırımlar yapıyor. Linux uzmanları, daha çok tam zamanlı pozisyonlar, daha iyi maaşlar ve ikramiyeler kazanıyor. Bir teknoloji uzmanına 201 1 ‘de %2′lik bir artış yapılırken Linux uzmanları, maaşlarında her yıl %5′lik bir artış ve %1 5′lik de ikramiye ödemesi görüyorlar.
Esnek çalışma saatleri (37%), ek eğitim ve sertifikalar (30%) ve şirket standardının üstünde maaş artışı (28%) Linux gurularının bekleyebileceği diğer avantajlar.

• Linux geliştiricileri ve sistem yöneticileri en çok talep gören gruplar. İşverenler en çok %67 ile Linux geliştiricisi, %55 ile de sistem yöneticisi arıyorlar. Bu gruplar değişik deneyim seviyelerinde aranmakla birlikte orta seviye uzmanların daha çok arandığını söyleyebiliriz.
Araştırmaye yanıt verenlerden %75′i 3 ila 5 yıllık iş deneyimi olan Linux kullanıcılarını aradıklarını söylüyorlar.

kaynak: http://cehars.github.com/

HUD (Heads Up Display)

Posted: 25 Ağustos 2012 in Genel
Etiketler:

Mark Shuttleworth tarafından tanıtılan[1] HUD, “global- menü”yü kullanan yazılım ve bildirim uygulamalarının seçke ve içeriklerini tek bir çatı altında kullanmamızı sağlayan, ara-bul mantığıyla işleyen, kullanıcıların seçke ve içeriklerini daha hızlı buldurmayı ve bu sayede kullanıcıların çalışma zamanını kısaltmayı amaçlayan bir uygulamadır. Shuttleworth, günlüğünde yaptığı duyuruda HUD’un yaptığı işi “Niyetinizi ifade ettiğiniz ve uygulamaların da bu niyete uygun karşılık verdiği bir yol.” diye ve bu tasarımı da “arayüz ötesi”, “niyet-arayüzü” olarak tanımlamakta.

Shuttleworth’un HUD tasarımını neden “niyet-arayüzü” olarak adlandırdığını HUD’un nasıl çalıştığına baktığımızda anlıyoruz. ALT tuşuna basarak çağırılan HUD’un, arama kutusuna girilen girdileri o an kullanmakta olunan uygulamanın seçke ve girdileri içerisinde bulanık mantık kullanarak arayıp, en uygun sonucu/sonuçları sunacak şekilde tasarlandığı görülüyor. Somutlaştıracak olursam bu cümlemi, Firefox açıkken, HUD’u çağırıp arama kutusuna girdi olarak “kara” yazıldığında, karakter kodlaması ile ilgili seçeneklerin yanı sıra girdiyle alakalı diğer seçenekler de sunulacaktır.

Aynı arama girdisi masaüstü görüntüleniyorken yazıldığında “Bilgisayarı Kapat” ve “Oturumu Kapat” gibi seçeneklerle beraber yine girdiyle alakalı olduğu düşünülen diğer seçenekler de sunulacaktır. Görüldüğü gibi, aynı arama girdisi kullanılmasına rağmen HUD, kullanılan uygulamaya/yere göre uygun sonuçlar sunmaktadır. Bir başka denememde Nautilus üzerinden FTP ağına bağlanmam için HUD arama kutusuna “sunu” yazmam yeterli oldu.

HUD’un bu özelliğini, Ubuntu masaüstü ve TV tasarımı ekibi başkanı John Lea, kendisi ile yapılan bir röportajda “Özellikle kapalı kaynak/sahipli uygulamalardan özgür yazılıma geçen kullanıcılar için sadra şifa verecek [bir özellik]; çünkü kullanıcıları, kapalı kaynak/sahipli uygulamalarda kullandıkları seçeneklerin/işlevlerin, özgür yazılımlarda nerede bulunduğunu arama zahmetinden kurtarıyor.” cümleleriyle vurgulamakta.[3] Henüz gelişme aşamasında olan HUD, Lea’nın bu iddiasını test etmemize şimdilik imkân vememekte; fakat HUD’un neler yapabileceği göz önüne alındığında Lea’nın görüşünün gerçekleşmesinin mümkün olduğunu söyleyebilirim.

HUD’un maharetleri bulanık mantık kullanarak uygun sonuç sunmayla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda kullanıcının ayak izlerini takip ederek, yani hangi uygulamayla daha çok neler yaptığını takip ederek, kullanıcının en çok kullandığı/ihtiyaç duyduğu seçenekleri diğer seçeneklere göre öncelemektedir. Bu, beklenebilir bir özellik, fakat HUD kimilerinin ayaklarını yerden kesecek bir özelliğe daha sahip: Sesle komut verme. Lea, aynı röportajında HUD’un zamanla ses komutlarının fare, klavye ve dokunmatik ekranla yapılan işlere paralel kullanıldığı bir ortam sunacağını dile getiriyor. Ubuntu, kullanım kolaylığıyla sadece acemi kullanıcıları değil, tecrübeli kullanıcıları da kendine çekiyor. Acemi kullanıcılar Ubuntu’nun sağladığı güvenli limanda kulaç atmasını öğrenirken, tecrübeli kullanıcılarsa aynı limanda ‘tembelliğin’ zevkini çıkarıyorlar. Sanırım, sesle sistemi yönlendirebilecek olmamız her tecrübeden kullanıcıyı aynı ‘tembelliğin’ içine atacak. Tabii bu durum, yakın gelecekte görünmüyor.

kaynak: http://cehars.github.com/

 
 
 
 
 

Linux’ta Otomatik Bölüm Bağlama

Posted: 25 Ağustos 2012 in Genel

Linux Gurularının en karakteristik özelliği, yapacakları her işlem için komut satırını kullanmalarıdır. Komut satırını ustaca kullanarak her şeyin üstesinden gelebilirler. Linux işletim sistemini başlattıktan sonra elle bölümleri bağlamanız gerekmektedir. Bu çok büyük bir sorun değildir; ama sadece bir bölümü bağlamayı unuttuğunuz için hata almak da gerçekten çok sinir bozucu. Bu güçlük, “otomatik bölüm bağlama” ile ortadan kaldırılabilir. Bunu birkaç sistem dosyasında yapacağımız birkaç değişiklik ile halledebiliriz; ama biz şimdi oraya gitmiyoruz. Bu yazı, sistem dosyalarında karşılaşabilecekleri sorunlarla uğraşmak istemeyen tembel kullanıcılar için hazırlanmıştır. Bu yüzden de grafiksel arayüz üzerinde otomatik bağlamayı anlatacağız. Sistemi açtıktan sonra otomatik olarak bölümleri bağlamımızı sağlayan bir aracımız var: PySDM: PyGTK Storage Device Manager (Depo Sürücü Yöneticisi)

PySDM, fstab üzerinde hiçbir değişiklik yapmadan otomatik bölüm bağlamayı sağlayan bir sürücü yöneticisidir.

Ubuntu için PySDM

Ubuntu’da veya Debian tabanlı başka bir dağıtımda PySDM’i kurmak için aşağıdaki komutu Uçbirim’de yürütün:
sudo apt- get install pysdm

Fedora için PySDM

RHEL/CentOS/Fedora’da PySDM’i kurmak aşağıdaki komutu Uçbirim’de yürütün:
sudo yum install pysdm

Arch Linux için PySDM

Arch Linux’ta PySDM’i indirmek için şu bağlantıyı kullanın:

https://aur.archlinux.org/packages.php?ID=16992

Yükleme işlemi tamamlandıktan sonra Uçbirim’de aşağıdaki komutu yürüterek aracı başlatın:
gksu pysdm

kaynak: http://cehars.github.com/